BABIL'E SEYAHAT- 2001

21 EYLÜL-28 EYLÜL CUMA

21 Eylül Cuma:

20 Eylül Persembe'yi 21 Eylül Cuma'ya baglayan gecenin saat 01.00'inde Dergah' taki SURKAV MERKEZI' nde toplanildi... Otobüse yerlesme ve saat

02.00'de Sanliurfa'dan çikildi.

IRAK tarafindan 13.sü düzenlen “Uluslar arasi Babil Festivali'ne katilmak üzere HABUR sinir tapisina dogru hakaret ettik.

Yol boyu programi zihnimize yerlestirme gayreti. Maddi ve manevi farkliliklarla dolu böyle bir gezinin tatli heyecaninin sindirme duygusu.

Viransehir, Kiziltepe ve sabahin 05.30'u CIZRE.... Hz. Nuh'un mezarinin bulundugu sehir. Cizre, Cudi daglarinin dibinde, Dicle'nin yani basinda yerlesmis bir

efsane sehir.

Alacakaranlikta girdigimiz bir tarihi yapinin bahçesinde derme- çatma insa edilmis bir cami. Saga sola bakinirken bu harabenin oya gibi islenmis kapi nisleri ile en

az yüzlerce yillik geçmise sahip bir yapi'nin silüetini görüyoruz. Ve asil sürpiz bir yapinin bodrumunu isaret eden levha: Mem ü Zin Türbesi... Sözün dogrusu böyle

bir yerde ve saatte Mem ü Zin'in mezarlari karsilasmak beni heyecanlandirdi. Yürek buruklugu ile ziyaret ettik. Mahzun, mütevazi ve tek mezar görünümünde iki

mezar... Binanin bodrumunda ( ki zindan imis) bir duvarin dibine siginmislar. Insanin içi sizliyor... Çikiyoruz. Etrafi aydinlaninca bakiyoruz.Tabela ve tarih:

MIRABDAL CAMII Miladi 1450-51...

Hz. Nuh'un Türbesini soruyoruz. 200 metre ileride diyorlar. Gidiyoruz. Ancak kapisi kilitli ve 08.00'de açilacagini söylüyorlar. Distan bakiyoruz. Her kenari 5- 6

metre boyunda bir küp seklinde. Dis yüzeyi çinilerle kapli. Ayriliyoruz. Ver elini SILOBI ve HABUR: Saat 07.30

Saat 08.30 olan mesainin baslamasini bekliyoruz. Geçis islemleri tamamlaninca “ Kuzey irak''a giriyoruz. Köprünün bu basi Türkiye, öbür basi” Kuzey Irak”.

Çok Yogun trafigi olan bir kapi Habur. Kamyonlar, treylerler ve otomobiller vizir vizir. Yollarin kenarinda yüzlerce kamyon ve tanker sira olusturmus.

“Kuzey Irak'da hem Türkiye'den giris kapisi ve hem de gümrük dairesinin bulundugu bu yer yeni yapilmis binalar ve çevre düzeni ile güzel bir yer. Bize bir

salonda çay ikram ediyorlar. Islemlerimiz tamamlaninca da 200 metre kadar ilerideki gümrük dairesine gönderiyorlar. Saat 12.00 buradaki lokantada ögle

yemegi yiyoruz. SORUYORUZ bu yerlesim biriminin adi Ibrahim Halil imis. Neden Ibrahim Halil ögrenemedik. Ve giris Zaho. Zaho'yu geçince yogun bir tanker

trafigi içinde Irak kapisi olan “Fayda'ya dogru yol aliyoruz.

Bu köyün hizasinda Cuma namazi saati... Uzaktan görünce köy camisine yöneliyoruz. Büyükçe ama çok sade bir cami. Yarisinda ancak sergi var. Hoca bizde”

Pes-Melge kiyafeti” dedigimiz sekilde giyinmis. Minber yok. Mihrabin içinde ayakta duruyor. Ellerini çok bilgin sekilde kullanarak, sesi takintisiz ve anlayislari bir

anlatimla hütbesini icraa ediyor. Zevkle dinliyoruz.

Fayda'da islemler yapilirken oradaki bir Türkmen'e ait lokantasinda çay içiyoruz. Bagdat'tan gelen Türken rehberimiz Nevzat Bey islemleri yürütüyor. Festival

için gelen izzet Altinmese ile burada karsilasiyoruz. Anlamsiz bir sekilde uzatilan islemlerin bitmesi ile yola zikiyoruz. Ve Bagdat yolu. Musul'dan karanlikta

geçiyoruz. Karanlikta bile ihtisami hissediliyor, Musul'un... Canli, hareketli bir sehir. Neyvesi bol. Birde yuvarlak ve gül renginde bir üzümü var ki baska yerde

yok. Sulu, gevrek ve fazla tatli degil. Kisa bir çay molasindan sonra yola devam.

21 Eylül Cuma'yi 22 eylül Cumartesine baglayan gecenin sonunda yoldra bir yemek molasi ve Cumartesinin ilk saatlerinde saat 02.00'de Bagdat. 24 saat

yolculuktan sonra Mansur Oteli'ndeyiz. Yerlesiyoruz. Aksami Babil'de ekibimizin programi oldugundan dinlenmeye çekiliyoruz.

Gecenin 3'ü dokuzuncu kattaki odamizin balkonuna çikiyorum. Bagdat isil isil. Gökyüzü aydinlik, otelin bahçesine bitisik akan Dicle. Üzerinde görünen üç köprü.

Hem köprüler, hem Dicle'nin kiyilari Yildiz aydinliginda paril paril parliyor. Basta mana olmak üzere Bagdat'la özdeslesmisleri düsünüyorum. Böyle bir yerde

olmanin heyecani ile giriyorum odaya.

22.09.2001. Kahvalti. Saat 11.00, program belirlendi. Saat 13.00 yemek 16.00'da Bagdat'tan Babil'e hareket. Mansur otelinin önü. Rutubet, sicak ve telas.

Herkes kan ter içinde. Ve yola çikis.

Babil Festival yürüyüsünün yapilacagi bölgeye 100 km . yol katederek ulasacagiz. Bagdat'in içinden genis, ferah yollardan, alt ve üst geçitlerden içine çika döne

dolaşa gidiyoruz.

16.30 Babil yolu.. boz bir toprak denizinde iki siyah asfalt çizgi üzerinde yalpalayan otobümüz. Içinde 30-35 kisi. Acaba tarih boyunca yerine getirdigi misyon

düsünüldügünde yürekleri titreten bir bölgede bulunmanin farkinda olan var mi?

Yol boyu onlarca kilometre bir hurma bahçesi denizinde gibiyiz. Dünyanin hurma rekoru burada. Ve 800 çesit hurmadan bahsediliyor.

17.30 Babil...Babil, Tarih. Babil kültür, saat, din. Babil kanun, hüküm, iktidar. Ve en çok bilinen geçmis. Tarihi siluet krem rengi tuglalardan örülmüs yapilar.

Eskinin yenilenisi, Sehir surlari, Kapilar. Sokaklar. Meydanlar geçiyoruz. Içinden. Gelip Babil'in kapisina dayaniyoruz. Ister Kapisi, ürpertici. Mavi renkli

tuglalar. Bir marka gibi her tarafi ( ) figürü ile dolu.

Görmek için ister kapisi'na giriyoruz. Girisin hemen solunda Nebukadnezar Müzesi. Tarihin vitrinlenisi. Müzeden Babil Sokaklarina daliyoruz. En yenisi 2500

yillik sokaklar. Yerde 2500 yillik asfalt. Surlar, meydanlar, kapilar, insanin kendini ufak hissettigi mekanlar.

Çevre bir renk cümbüsü, Göz alici giyimleri ile gençler. Kizlar, erkekler. Vietnamli, Ürdünlü. Cezayirli, Suriyeli. Türkiye Filistin, Azerbaycan- Ermenistan. Hep

ayakta ve müzikleri kulakta. Oyun oynuyorlar. Yürüyüs 5000 kisilik Babil Tiyatrosu'na giris

Açis konusmalari. Taha Yasin Ramazan'in konusmasi. IRAK tarihini ve bölge medeniyetini anlatan bir saatten fazla süren bir oyun. Operat gibi Dillerini

bilmeyince sikici. Ama muhtesem bir renk ve isik gösterisi. Bir kiyafet geçidi. Babil'den bugüne 3000 yillik serüven. Harika. Çok güzel. 21,30 paydos. Babil'den

Bagdat'a 1000 km'lik yola çikis. 23.30 otel Mansur.

23 Eylül 2001. Babil'deki programimiza gitmek üzere 16.00'de otelden çikiyoruz. Gölgede 46 derece güneste 58 derece gibi. Otobüs klimali ama sogutmaiyor.

Bagdat caddelerinde iken otobüs teklemeye basliyor. Her yerde oldugu gibi burada da soför hem bilgiç hem de diktatör. Ve surati ters. Ne oldugunu

anlayamiyoruz. Yari süratine yola devam ediyoruz. Neyse Babil'e vardik. 1.45'de babil kapisindaydik. Yarim saatimiz var bunu degerlendirelim dedik. Bir kültür

ve sanat ekibi olan 30 kisiden sadece 4 kisi istedi. Babil'i gezip görmeyi ve bize Nebukadnezar Müzesi arkeologu Ahmet rehberlik yapti. Sagolsun. Abdülhamit

için söyledikleri hariç bizi bilgilendirdi.

Babil ile ilgili notlar. Ahmed'in anlattiklarindan:

23 Eylül 2001 BABIL SEHRI( Arkeolog Ahmed)

Iskender burada öldü. Istar Kapisi M.Ö. 600 Babil'in en önemli kapisidir. Nabukednezar duvarlara 152 hayvan sekli yapti. Bunlar, Babil sehri tanriçasinin

sembolleridir. Siyah ve mavi seramiklerle yapildi; Kapi ve Surlar.

Hayali bir hayvan: Bir canavar gibi. Çin ejderhasi

Yagmur-Ziraat: Tanrisi. Adad Basi inek gövdesi Adan'in sembolü Babil'de vardir 152 kabartmadan bir kismi bir kismi Marduk'un sembolü.

Babil Aslani: Istar Kapisin'dan girince 20- 30 metre ileride

Babil'de Istar kapisi'na giden yol asfaltti. M.Ö. 600. Halen bir kismi mevcut. Asfalt damlarda ve duvarlarin harcinda da kullanilmis

Mevcut yapilan antik temellerin üzerine kurulmus ki bunlar zeminde veya 1 metre yüksekliginde.

Babil Kulesi:: 91 metre yüksekliginde çevresi 91 metre Su anda yeri hurmalik.

Firat Babil'i ikiye bölerek içinden geçiyormus. Simdi 15 km uzakta.

Amfitiyatroya girdik, ekip gösteriye hazir. Saat 19.30 ama ekip 20.15 ‘te çikacak. Bizden önce Ürdün. Bekliyoruz. Büyükelçiligimizden Melih Bey tesrif ettikler.

Bir sepet çiçek ile lütfettiler.

Ferahlandik. Siramiz geldi. Halkoyunlari ekimiz çikti. 25 dakkika. Ardindan Abdullah UYANIK sonra URFALI KAZIM. 21.35'te programimiz tamamlandi.

Bizden sonraki programin ev sahibi Irak.

Seyrediyor ve dinliyoruz. 23.10'da Bagdat'a hareket. Simdi yollardayiz. Saat 23.45. Halil Biner Abi . Kadifeden Kesesi'ni okuyor.

Saat 00.00

24 Eylül 2001'e giriyoruz. Halil Biner hoyrat okudu. Karsiligi Kazim Giris'ten. Bir O bir digeri atisma siddetlendi. Türkiyem ile tamamlandi. Bagdat'a girdik,

00.30 otel Mansurdayiz.

25 Eylül 2001

Saat 06.30 ziyaret

Saat 07.30 Kahvalti

Saat 09.45 Bagdat içindeki programin baslamasi Saddam Müzesi

Müzenin 4 salonunu gezdik

•  Salon-Saddan Hüseyin'in hayati- fotograflar

•  Salon- hediye ve hatiralar. Altin agirlikli

•  Salon- Yagli boya tablo vs.

•  Salon - ve maden esyalar

11.35 Ma'ruf ve el Kerhi Hazretleri

12.00 Yusa A.S.

13.00 Amiriye Siginagi - 420 kisinin Amerikan füzelerinin atesine gömüldügü mezar. Herkes agliyor

13.30/14.30 Mansur Oteli

14.30 Seyh Abdülkadir Geylani'ye ziyaret

15.30 Imam-i Azam'a a-hareket

16.30-18.00 KAZIMIYE Imam-Musa Kazim

18.00 Seyh Abdülkadir Geylani

18.30 Mansur Oteli'ne dönüyoruz.

26 Eylül 2001 Çarsamba

08.30 Kerbela ve Necef'e Hareket

09.30 Kerbela.Aci , keder, kerbela gözyasi. Siyah, simsiyah Kerbela. Hz. Hüyesin... kardes, Etrafinda kardesler Ibrahim, Tahir, Ali ve digerleri

Ileride Abla Zeynep

..... Zeynep'te kanlarinin dökülsünü görüsmede. Acilarin en büyügü, kardeslerinin öldürüldügünü görmede.

Ya Abbas ayri düsmüs

Biraz ileride. Ama O da...

Imam Hüseyin beraberinde

Agit daha ne günedir.

Ak ey gözyasim. Agla gözlerim.

Ve Kerbela sehrinden çikis Kerbela......

12.30 saat...

Yukaridaki satirlari Healil Naci Abi ile sevgili Bakir dinledi. Ser Muharrir ser satmadan duramadi. Niye aglamadin? Naci abiden cevap: Aglamali gözyasi(?)

26 Eylül Saat 12.30 Kerbela'dan çikis

 

KUFEY'e dogru 13.30

Kufe tarihin degisiminde adi olan memlek. Bir Sehir ki dünyanin degisiminden yeri var, önce çagirmis sonra arka çikmamis Ehl-i Beyt'e. Ve aci sonun baslangici:

Mescid-i Kufe... Hz. Ali'nin kemani. Dünyanin ve tarihin merkezi gibi:

 

NECEF

15.15. Necef'e varis:

Az.Ali'nin türbesi.Yaninda inanisa göre Hz. Adem ve Hz.Nuh. Necef kekre. Sor bir isim. Sicaklik, kuraklik, sürgü ve ölüm Necef

 

16.35 Necef'te Bagdat'a hareket.

Kerbela, Kufe ve Necef:

Herseyleri ile çok özeller. Duygu üst seviyelere çikiyor. “ Hani dokunsaniz” derler. Burada insana dokunmaya gerek yok. Zaten agliyorlar. Burada çocuk

agliyor, kadin agliyor, erkek agliyor. Herkes agliyor. Hele o siyahlim, Silah örtüler. Yani isareti. Insan kendilerini yere degil Hz. Hüseyin'in Hz.Ali'nin kucagina

birakmis. Sonsuz bir teslimiyetle. Kerbela'yi Kufe' yi Necef' i ana kucagi bilmisler. Gelmisler Ölülerini bile sonsuzluguna yollamadan buraya getiriyorlar. Sifa

diliyorlar, af diliyorlar, mutluluk diliyor.Mutlu oluyorlar.

 

Ya ihtisam, Sanat astin, gümüs, süs ve güzellikler hatsiz, hesapsiz. Duvarlar, kubbeler, minareler altin ve her yer göz alici güzellikte.

Bu yerlerde insanin deprem olmamasi mümkün degil. Buralarda yerinde oynamakta. Burada her sey o kadar hizli, o kadar teskin. O kadar ret ki görmemek

mümkün degil.

 

MEZOPOTAMYA:

Dünyanin en büyük medeniyetlerinin kalbi, beyni, akli Mezopotamya. Iki nehir Firat ve Dicle , Sümer, Asur, Babil... Aniden karsimizda. Iskenderler, Nemrutlar

resmi geçidi. Krallar melikler, tanriçalar, zenginlik, iktidar, zulüm. Entrikalar, savaslar. Kan ve gözyasi.

Fikir ve ruh depremi Mezopotamya ve Babil

Fikir ve ruh depremi

Kerbela, Kufe ve Necef.

Elveda simdilik san. Geliyoruz Bagdat saat 17.00 daha.

26 Eylül 2001 Çarsamba bitmedi. Uzay boyu gidis gelisler duygularda. Elveda Babil'in Kufe'nin ad olarak verildigi topraklar. Siz acimasiz bir sevgilisiniz ki

sevenlerini hirpalamaktan sevk alan veya asiklarini yom sayan pervasiz sevgili. Simdilik veda...

Otele döndük. Aksam yemegi.

27 Eylül 2001 Persembe

Bagdat gezisi. Rasit Çarsisi. Istanbul'un Karaköy'ü Sirkeçi'si gibi Sorca Çarsisi. Rasit Çarsisi'nin içinde. Sa'in caddesi. Islek bir çarsi .Bagdat'in en islek ve

zengin çarsisi. Gecesi canli, gündüzü sessiz.

27 Persembe saat 21.00'de büyükelçimiz. Mansur Oteli'nde kafilemizi ziyaret ederek, Türkiye ve Azerbaycan sanatçilari birer program sunacaklar. Ve sayin

Büyükelçimiz ve beraberindekilerle çigköfte ikram edecegiz.

Aksam 21.00'de sayin Büyükelçi 15 kadar misafir ile verdiler. Tam bir kültür ve sanat gecesi oldu. Azeri ve Türk müzik ve oyunlari icra edildi.. 20 saati askin bir

program. Çigköfte ikram edildi. Ve vedalasma gece 23.15.

Hazirlik, toparlanma, Mansur Oteli'nde iliskin kesme.Hareket saat 02.00. Kerkük'e gidis.

Gecenin karanligini yok eden bagdat caddesi'ndeki isik Bagdat'i geride birakiyoruz.

28 Eyyül Cuma saat 05.30 Kerkük. Saat 07.30 bir kahvalti. Çarsira oyalanma. Kerkük kalesine gidis. Yarim saat sürdü......

Öyle bir yarim saat ki...

30 kisilik bir kültür ve sanat kafilesinden 5 kisi geziyor. Burayi kültür ve sanatimizin öksüz ve yetim bir kenti ve onun kalesi. Bir var ki En genç mezartasi 100

yasinda 6. ordu komutani Muhammed Lütfü Pasa ve çevresindekiler Danyal Peygamber ve Üzeyin Peygember yanibasinda bir peygembersin kollarina siginmis

gibiler. Kendi ömürleri son buldugu gibi mezari da ölecek yolculuklar insanoglu varolali beri karakterlerin mihenk tasi olmustur. Tabi ki ayni görevi yapmistir.

Ama gerçekten aci. Gerçekten üzüntü verici. Kültür adamligi ayri kültürden mefaatlenmek ayri. Vah benim zavalli memleketim.

 

KERKÜK'ten ayrilip 09.30. MUSUL'a hareket.b Güzelim Musul. Saat 12.00. güzel Musul'u kafilenin ve soförün kaletisi zehir etti. Eve Musul'u görmeden

geçtik. Böyle bir kafileye ad koymak bence mümkün veya mümkün degil. 12.00-12.30 Yunus (A.S.) ziyaret kapisina hareket. Cuma Hutbesi okunuyordu.

Irak'tan çikis. Kuzey Irak'a giris. Zaho.... 17.00 Zaho'dan çikis. 17.10 Türkiye Kapisina giris. 18.30 Silopi'ye hareket.