ADIM ADIM MEHMET OYMAK…
Belki de en büyük eksikliğimiz…Başarılara sırtımızı dönmemiz…Başarılı insanları yalnız bırakmamızdır…
Bu yüzden birçok başarılı insanımızı Urfa'mızın dışına ittik…Urfa'dan gidenler başarılı oluyor dedik…Hayır, aslında başarılı insanlar Urfa'yı terk ediyordu…
Bu yüzden her yönüyle lidersiz bir kent olduk…Efsane insanları ya Urfa dışına kaçırdık ya da ölünce anmaya başladık…
Oysa her kültür , her toplum öncüleriyle var olurlar…onlarla yücelirler…
Neden biz böyleyiz acaba…Yoksa toplumumuzda herkes lider olmak isterde; O yüzden mi gerçek öncülerimize sırtımızı döneriz.
Fakat bu sefer böyle olmadı Urfalı kendi insanına artık sahip çıkıyor…Artık takdir ediyor…işte ilk örneği…Objektif Ajans ve Güneydoğu TV kendi insanına sahip çıktı…Halkımızdan da büyük destek gördü…
Haftalardır Güneydoğu TV de“Adım Adım Urfa“diye muhteşem bir belgesel yayınlanıyor…Üstelik Urfa'da, Urfalının (Mehmet Oymak) hazırladığı ilk belgesel…Urfa da bir ilk olmasına rağmen bu belgesel halkımızdan büyük ilgi ve takdir görüyor….İnanıyorum ki bu belgesel ulusal kanallarda da yayınlanınca “İpekyolu Belgeseli” gibi Türkiye çapında büyük takdir toplayacaktır…Belgesel kadar,belgeseli hazırlayan insan da, bir belgesele konu olacak kadar Urfa'ya emek vermiş bir Urfa sevdalısı…
Sanıyorum ki Urfa'da, çevresinde Mehmet Oymak hocanın talebesi olmayan hemen hemen hiçbir urfalı yok gibidir…Ya ağabeyinizin, ya babanızın,yada çevrenizde bir tanıdığınızın derslerine girmiştir, onlara emek vermiştir Mehmet Oymak…
Urfalı “Harran Üniversitesi” ismini ilk ondan ve onun arkadaşlarıyla kurduğu(1974 yılında kurulan) “Harran Üniversitesi Kurma Derneği” nden duydu…Harran ismini sürekli kılmak için arkadaşlarıyla birlikte Harran Dergisi'ni,Harran Kitabevini kurdu…birçok urfalının kitapla tanışıklığı Harran Kitabevi ile oldu…birçoğu ise “Harran Dergisi”yle yazarlığa ilk adımını attı…Harran Dergisi Urfa'da yayınlanan en uzun soluklu dergi oldu…Urfa Lisesi'nde kurduğu folklor ekipleri Türkiye de ilk sıraya yerleşti…öğrencileri onunla tiyatroyu tanıdılar…
Belediyenin kitap basma alışkanlığı onun başkanyardımcısı olduğu dönemle başladı…Urfa literatürüne birçok kaynak kitap kazandırdı…Hem kendisi yazdı( Adsız Kitap (Şiir), Hz. İbrahim ve Urfa (Araştırma-Folklor,4 baskı yaptı),Leyla İle Mecnun (Şiir), The Guide Urfa and Harran (A.Cihat KÜRKÇÜOĞLU İle beraber, araştırma,tanıtım), Urfa ve Hz. Eyyüp (Araştırma-Folklor) çalışmaları kitap halinde yayınlanmıştır) …hem çevresini teşvik etti…
Urfalı restorasyonu ilk onunla tanındı…Haleplibahçe'de restorasyonunu yaptığı “Sakıp'ın Köşkü” (Beyaz Saray) onun gayretleriyle Urfa'ya kazandırıldı… Urfa da taş işleme sanatı dünya literatürüne girdi… Urfalı taş ustaları kimlik kazandı…
“Hz İbrahim ve Urfa” vurgusu ilk onun yazdığı eserlerle tescillendi,Urfa ya mal oldu…
Daha dün gibi hatırlarım Eyüpnebi köyünü keşfetmesini…Onun heyecanını… Hazırladığı eskizleri getirip bana kağıda aktartmasını…O zaman bana bir heves gibi gelmişti,yaptığı çizimler…Fakat gidip Eyyüpnebi köyünü görünce şok oldum… Abartmıyorum…Eyyüpnebi deki çizgilerin uyumunu ve ahengini dizayn edecek pek az mimar vardır…Bir sınır duvarının bu derece şiirleşeceğini, tabiatla bu kadar uyumlu hale geleceğini gördüğüm ender yerlerdendir Eyüpnebi köyü….Aynı zamanda şair olan Mehmet Oymak hoca taşlarla da adeta şiir yazmıştı Eyüp nebi köyünde…
“Adım Adım Urfa” belgeseli artık tarihe mal olamuştur… İnanıyorum ki Urfa okullarında kaynak eser olacaktır…Bende istedim ki adım adım Mehmet Oymak belgeselinin ilk adımını atayım haddim olmayarak,belki ikinci bir Mehmet Oymak çıkarda, bu belgeseli hazırlar diye…
ugurbeyazgul@hotmail.com |